loader
Unutulanlar!

Unutulanlar!

Başlığı okuyunca kimler unutuldu sorusu akla gelebilir, ülkemizde çok önem verilen âdetlerden kadına çocuğa yaşlıya; veriliyor gösteriliyor ve uygulanıyor gibi algı yaratılmış.Ama gerçekte bunlara şöyle bir baktığımızda bir yılda kadın cinayetleri,500 kişiyi bulduğunu görüyorsun:Çocuklara bakınca gelecekleri eğitimleri yaşam düzeyleri beslenme şekilleri yok denecek kadar içler acısı olduğunu fark edersiniz.

Yaşlılara bakınca kimisi parklarda, şanslı olanlar yani torpilli bulunanlar huzur evlerinde, olmayanlar ise 65 yaş aylığı bilinen 2022 sayılı yasayla kendilerine bugünkü parayla 1997 TL verilerek kirada kalmak şartıyla yaşayın denilmektedir.

Şimdi bu insanlar aylık 1997 TL verilerek hatırlanmışmı oluyorlar?Yoksa ülke kültürü yerinemi getirilmiş oluyor!??

Bu insanlar bugüne kadar çalışarak yaşadılar Sosyal devlet anlayışı bunların haklarını sosyal güvencelerini korudumu oluyor?İş verenlerin sigorta yapmaktan kaçındığı, memurun işyerin konturolüne geldiğinde çalışanın hakkını korumayı unutarak;şahsi çıkarını ön plana alarak zarfın içinde rüşvetini alıp görmemezlikten gelen devletmi?Yoksa yaptığını kâr sanan bugünün yaşlı insanın hakkını gasp eden görevli insanmı suçlu?

Yoksa sadece ülke vatandaşı olup çalışanmı?Aylık 1997 TL vererek hatırlanmak mı oluyor???

Bayram ikramiyesi verilmeyen eline tutuşturulan 1997 TL ile başın çaresine bak denilen bu yaşlı insanlar UNUTULMUŞ OLMUYORMU??

Ülkenin kültürüne uygun mu oluyor? 

Bütün bu yazdıklarımı okuyanların doğru dediklerini duyar gibiyim; önereceğim sistem uygulanırsa,bu kangren olmuş durum mağduriyetlik ortadan kalkar.

Devlet işyerlerinin ticaret odalarından esnaf birliklerinden, sivil toplum kuruluşlarından maliyeden tespit edeceği çalışan işyerinde sayısının, sigorta primlerini doğrudan ayrıca beyana gerek kalmadan tahsil edecektir.

Sigorta memuru kontrolüne gerek kalmayacaktır böyle olunca rüşvet ortadan kalkacak otomatik olarak çalışanın hakkı korunarak geçen yıllar sonra emekli yaşı gelince emekli edilecek,kimse 65 yaşına geldiğinde yok günün dolmamış işyerini mahkemeye ver emekli olamazsın demiyecek ve mağduriyet ortadan kalkacak, devlet vatandaşının hakkını doğrudan korumuş olacaktır.UNUTULMALARI önlenmiş duruma gelecektir.

Ayrıca çocuk fonu kurularak çocukların sağlık ve eğitim giderleri bu fondan karşılanarak aileler rahatlarken, çocuklarda sokaklarda mendil satmayacak tamirhanelerde çalışmayacak, tecavüz edilerek öldürülmeyecek, aileler üzülmeyecek toplumun kültürü artacaktır;meslek okulları çoğaltılarak kabiliyetlerine göre yönlendirilecektir, kadınların hakları en iyi şekilde önlemler alınarak cinayetler önlenmelidir: sosyal devlet anlayışı bunların hayata geçirilmesiyle sağlanır, yoksa bugünkü ortamı böyle gelmiş böyle gider mantığıyla devam edilirse,tok açın halinden anlamaz misali sürer gider.

Bunları yazanları değil uygulamayanları cezalandırmalıyız bu saydıklarım uygulandığı zaman, insanlık dramı son bulur, insanlar mutlu huzurlu sağlıklı yaşamlarını sürdürürler, ülkeyi yönetenler de;ülke için daha ileri plan ve projelerini üretirler diye düşünüyorum.

Ahmet Cirim

Gerçekleri Bilelim


Etiketler: unulanlar Ahmet Cirim Gerçekleri bilelim

Şimdi Paylaş

0 Yorum

Yorum Yap

CAPTCHA Image 

Benzer Haberler

Narsist Kişilerin Kurbanı Kadınlar!

Bugünkü konumu adını duyuyordum ama genişlemesine araştırma yaparak
edindiğim bilgi doğrultusunda yazmak istedim .Gerçekten dikkat edilmesi
gereken konu . Televizyonlarda izlediğimiz insanlara uygulanan şiddet, duygusal
sömürü, fiziksel sömürüden daha da tehlikeli ve insanların ...

GELECEK NESLİMİZİ DÜŞÜNÜYORSAK SUYUN DEĞERİNİ BİLELİM

Her canlının yaşamını sürdürebilmesi için suya ihtiyaç vardır ve hakkıdır.Ancak son yıllarda yaşanan iklim değişiklikleri nedeni ile su kaynaklarımızda hızla azaldığını ve hatta tükenme noktas...

Kadınlarımız Yok Oluyor!

Kadınlarımız Yok Oluyor!


4 yıl önce Öz Haber

Yine yeniden her gün bir cinayet ve yine kadınlarımız sessizce
katlediliyor.Yorulduk, nefes alamıyoruz kadınlarımıza yapılan bu zulümden
dolayı.
Tek yapabildiğimiz cinayete kurban giden kadınlarımızın ardından kızmaktan,
öfkelenmekten başka bir şey gelmiyor elimizden. Çok kırgınım,